Din öğretmenleri ve not

Akif CEMİL

02-05-2017 07:26


-Öğretmen yüzünden dinden de imandan da soğuduk?

-Hayırdır, niçin, ne yaptı öğretmen?

-Çocuğa habire düşük not veriyor, ezberlerini yapmadı diye sözlüden zayıf verdi. Çocuk öğretmenden ve dersten soğuyunca çalışmadı, yazılıdan da zayıf aldı. Şimdi namazı da bıraktı. Al sana sonuç. Ben ne yapacağım şimdi? Kime ne diyeyim?

Buna benzer ifadeleri yaşamış veya duymuşsunuzdur. Yaşanan bu tür örneklerden hareketle elbette bir genelleme yapılmamalı. Tam tersi çok güzel örneklerimiz var. Bulunduğu okulda gözde olan, kendini, dersini, Allah'ı, Peygamberi sevdiren sayısız öğretmenimiz var. Onları tebrik ederiz. Ancak ortada sorun da yok değil.

Her şeyden önce öğretmenlerimizi anlamak gerekiyor.

Derste konuyu anlatmak, kavratmak için çırpınan öğretmen bir tarafta, diğer tarafta da iki tür öğrenci. Biri dersine çalışan, ödevlerini yapan, saygılı, diğeri de dersle ilgisi olmayan, sınıfın huzurunu bozan, sorumsuz öğrenciler. Elbette bu ikisi arasında bir ölçme değerlendirme farkı olacaktır. Ancak gerek bu iki grup gerekse arada kalan öğrenciler üzerinden bir değerlendirme yapacak olursak, işte öğretmenimize burada görev düşüyor.

Öğretmen, hele hele din kültürü ahlak bilgisi, Arapça veya meslek dersi öğretmeni bir sabır abidesi olarak davranmalıdır. Onları kazanmak, gönüllerine girmek, kişilikli birer insan olarak yetiştirmek için azami fedakârlıkta bulunmalıdır.

Her öğrenciye özel bir yaklaşım geliştirmelidir. Kimi öğrencilerden tüm duaları ezberlemesini beklerken kimilerinden yarısını hatta birkaç sure öğrenmesini yeterli görmelidir. İHO ve İHL'lerde meslek dersi öğretmenlerimiz başta olmak üzere diğer okullarda da Arapça ve seçmeli derslere giren öğretmenlerimiz, ince bir diplomasi uygulamalıdır. Örneğin Arapça dersinde her öğrenciye tüm konuları kavratmak mümkün olamayabilir. Çocuğa, yabancı dil olarak gördüğü bu dersi sevdirmesi, Kur'an'a yönlendirmesi, bazı temel konuları kavratması önemli değil mi?

Tüm uygulamalarımızda, gençlere Allah ve Peygamber sevgisi kazandırmak en temel hedef olmalıdır.

Hristiyan olup Din Kültürü dersine giren bazı öğrenciler var. Bunlardan bazıları dersi iple çekmekteyken bazıları da birkaç saat sonra kaçmaktadır. Müslüman kimlikli öğrencilerden de önemli bir kısmı, imkân bulsa bu derse girmek istememektedir. Bu sonucun doğmasında öğretmen- sevgi faktörü önemli olmakla birlikte not uygulamaları da ciddi bir etkendir.

Not vermek, bu konuda hakkaniyetli olmak elbette önemli. Çalışanlar ile çalışmayanlar arasında bir fark elbette olmalı. Ancak bu durum, bir silaha dönüşmemelidir. Diğer dersleri çok yüksek olduğu halde din veya meslek dersleri çok zayıf olan öğrencilere bazı imkânlar sunularak dinden nefret etmemeleri sağlanmalıdır. Adaletli davranacağım diye hikmetten, maslahattan uzak bir uygulamaya zemin hazırlamamalıdır.

Evet sevgili öğretmenlerimiz, okulların bitmesine bir ay gibi bir zaman kaldığı şu günlerde, gençlerin geleceği sizin elinizde. Beklentimiz, biraz daha muhabbet, fedakârlık, Hz. Peygamber metodu uygulamak.

Zor mu? Evet zor.

İmkânsız mı? Hayır değil.

Bir ömür boyu dua almak, hayırla anılmak elimizde. Rabbim yolunuzu açık eylesin…

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE