GENÇLER! TEVHDİ ÇİZGİNİZDEN ÖDÜN VERMEDEN GOREVE TALİP OLUNUZ

Dr. Mehmet SÜRMELİ

08-09-2017 21:44


Nasları doğru anlayamayan ve sonuçta masonlarla Amerikan emperyalizmiyle ortak siyasete razı olan bazı çevreler, siyasetten istiaze ettikleri kadar kâfirlere yardımdan ve kâfirlerle ortak hareketten Allah’a istiaze etmemişlerdir.

Aklı başında olan ve ilimden nasibi olan mü’minler bilirler ki dar’u-l İslâm’da görev layık olana verilir. Belirli yerlere gelmek için savaş vermeye gerek yoktur. Eğer içinde yaşanılan siyasal ortam İslâm devleti olma niteliği taşımıyorsa, Hz. Yusuf gibi göreve talip olmak ve bulunulan yerlerde İslam’ı hâkim kılmak esastır.

Bu incelikleri bilen Müslüman gençlerin Kur’an’da kıssası anlatılan Yusuf Peygamber’i iyi anlamaları ve kendilerinin yeteneklerini tanımayan kimselere maharetlerini tanıtarak etkin yerlerde olmaları şarttır. Çünkü onların üzerlerinde Müslümanların da hakları vardır. Siyasetten kaçıp ruhbanlaşmanın da, ilkesiz siyasallaşmanın da Müslümanlara bir şey kazandırması söz konusu değildir.

Burada kısaca şunu belirtmeliyiz; Müslümanları siyasetten soğutan bir başka grup seksenli yıllarda “İslâm kimliği olmayan bir siyasada görev almanın haramlığını” sıkça vurgulamış ve gençlerimiz “limon satmayı” görev almaya tercih etmiştir. O gençler hâlâ limon satarken onlara bir fıkıh dâhilinde yol gösteremeyenler ya milletvekili oldular, ya da belam’ların çöplüklerinde parayla oynuyorlar. Allah onların samimiyetsiz davranışlarının hesabını mutlaka soracaktır. Onları Allah’a havale ediyoruz.

 

Müslümanların emanete ehliyet kazanabilmeleri için Sevban Hadisi’nde olduğu gibi kendi keyfiyetlerini artıracak önlemler almaları zorunludur. Aksi halde çokluklarına rağmen milletler üzerlerine saldırırlar ve çör çöp durumuna düşerler. Onları toplumsal liyakat ve önderlik makamından düşüren sebepler; konforizim ve dünyada ebedi kalma arzusunun somutlaşmış biçimi olan ölümden nefret duygusudur. Bunlara; dünya gündeminden etkilenip sabahtan akşama din değiştirmeyi, batılın her türlüsüne sempati ve meyli, Allah’a verilen ahdi unutmayı ve emri bi’l ma’ruf görevini terk etmeyi de ekleyebiliriz. Bu sayılan hastalıklardan kurtulmak ve liyakatli bir İslam toplumu kurabilmek için planlı, programlı, fıkıhlı, çözüm üreten, hedefli, ahlaklı, kadrolu ve kuşatıcı çalışmaları Müslümanların teşkilatlarının hemen başlatması acil ihtiyaçtır.

 

Peygamber Efendimiz emanete layık insanın

 önemine atıfta bulunarak şöyle bir benzetme yapmıştır: “İnsanlar, yüzlerce devenin içerisinde bulunduğu deve sürülerine benzerler. İçlerinde yük vurmaya elverişli bir tanesini bile bulmak zordur.”  

Resulullah(s.), burada bir durum tespitinde bulunmuş ve emaneti; sorumluluğu taşımaya yatkın insanların azlığına dikkat çekmiştir. Yol arkadaşlığı yapılacak kişilerin zor bulunacağını belirtmiştir. İşte gerçek yöneticilere düşen görev, bu az sayıdaki layık insanı bulmak ve Müslümanların işlerini onlara havale etmektir.

 

Hz. Peygamber(s.), emaneti layık insanlara verdiği için hem kısa zamanda başarılı olmuş hem de bizlere sünnet koymuştur. O’nun başarısının bir çok etkeni vardır. Başarısının en önemli nedenlerinden birisi de her zaman uygun işe uygun adam bulmasıdır. Habeşistan’a hicret eden Müslümanlara Cafer b.Ebi Talib’i reis tayin etmesi, Medine’ye Musab b.Umeyr’i muallim ataması, büyükelçilik görevine genel de Amr b.Ümeyye ed-Damri’yi tercih etmesi, hicrette Abdullah b. Ureykıt’ı seçmesi, yatağına Hz. Ali’yi yatırması ve yol arkadaşlığına Hz. Ebu Bekir’i layık görmesi konumuzla ilgili bazı örneklerdir.

Peygamber Efendimizin uygun işe uygun adam tayin etmesi ve emaneti ehline vermesi ile ilgili en çarpıcı örnek şudur: Halid b. Velid(r.) ve Amr b.As(r.) Hudeybiye Antlaşmasından sonra Müslüman olduklarında Resulullah onların ellerine birer çapa vererek Medine’nin hurma bahçelerine göndermemiştir. Veya birer ip ve baltayla ormana da göndermemiştir. Her ikisi de iyi bir komutan oldukları için onlara askeri görevler vermiştir. Hatta Halid b. Velid bu dönemde askeri maharetini daha da geliştirerek İslam orduları başkomutanlığına kadar yükselmiştir.

 

 

MEHMET SURMELI

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Dr. Mehmet SÜRMELİ
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE