Gönlümüze İslam'ın cemresi düşsün

İktibas

19-02-2017 23:48


Havalar ısındı. Eski takvimlere göre Cemre, havaya düştü.

 

Bir hafta sonra suya düşecek, bir hafta sonra da toprağa düşecek.

 

Gönlümüze aşk ateşi düşer gibi bir şey bu.

 

Hava, su, toprak, bunların hepsinin kendine göre gönlü vardır ve onlar da üzerlerine düşen görevi yerine getirirler.

 

Rabbimiz, yaratılan her şeyin Allah’ı tesbih ettiğini:

 

“Göklerde ve yerde her ne var ise Allah’ı tesbih eder. Mülk O’na aittir. Hamd de O’na aittir. O her şeye gücü yetendir.” Haber verir. (Teğabün süresi ayet 64/1)

 

Her şey, yaratılış gayesi doğrultusunda görevini yapmaya devam ediyor.

 

Deniz, yıldız, taş, kuş, çiçek, çocuk her şey..

 

Yalnız, ergenlik çağına gelen insan, cennet gibi, yeryüzünde benzeri olmayan bir yere layık olduğundan, bu dünya onun imtihan salonu olduğundan, iman veya inkar etme, iyi veya kötü olma arasında seçim hakkı tanındığından bir çok insan, geçici dünyanın çekiciliğine aldanarak inkarı ve

 

kötü yolu tercih ederek akılsızlık yapıyor.

 

Müslüman insan ise dünyada yüz yıl yaşayan birinin bu zamanı, cennette geçecek zaman karşısında bir saniye bile etmeyeceğini bildiğinden, baki olan cenneti, fani olan dünya ile değişmeme akıllılığını gösterir ve bu dünyada helal ve temiz olanların dışına çıkmadan, imanın emniyeti

 

içinde güzel bir hayatı tercih eder.

 

Havaya cemre düştü.

 

Toprak altında uyuyan çekirdek güzellerinin hepsi gözlerini açtılar ve hava almak için toprağı aralamaya başladılar.

 

Dallar tomurcuklandı. Bir haftaya kalmaz, erken açanların dallarında çiçekler bizi selamlamaya ve “Ne duruyorsun” diye uyarmaya başlayacaklar.

 

Cemre havaya düşünce karlar erimeye başladı.

 

Dereler coşacak. Tarlalar suya doyacak.

 

Gülün tomurcuklandığını Afrika’daki göçmen kuşu bülbüller, havadan haber alıp yola koyulacaklar ve açılmış güller arasında, seher vakitlerinde tesbihata başlayacaklar.

 

Seller, “Ya Hayy” diyerek akarken, 

 

Yeller, “Ya kayyum” diye eserken,

 

Güller, “Ya Vedud” diye koku saçarken,

 

Bülbüller, “Ya Cemil” diye feryad ederken bizim miskinler mekanında pineklememiz doğru olmaz.

 

Haydin, gönüllerde olan imanımız önce tomurcuklansın, sonra amel çiçeklerine dönüşsün ve evlerde, sokaklarda, çarşılarda, dairelerde, kışlalarda, karakollarda, mahkemelerde, hapishanelerde, üniversitelerde, tarlalarda, camilerde, salonlarda, özetle insanın var olduğu her yerde ve her

 

zamanda, her yeri ve herkesi yaratanın adını analım.

 

Başkanlar ve müdürler, bulunduğunuz makamın emrindeki lüks salonları senede birkaç defa değil her gün kullanınız ve çevrenizdekilerin kullanmalarına izin veriniz.

 

Öğretmenler, her gün ders bittikten sonra bütün öğrencilere açık olacak şekilde, sınıfın birinde veya okulun konferans salonunda, öğrencilere her gün bir saat faydalı olabilirsiniz.

 

Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nde öğrenci iken ben, her gün saat 15’de sınıfın birinde gelen öğrencilere bir saat dersime dört yıl devam ettim.

 

O günlerde okulda Akıncı, Ülkücü, Mücadeleci öğrenciler vardı ve hiçbir ayırım yapmadan üçünden de derse devam edenler oldu.

 

Allah’ın kitabını tanıtalım.

 

Onun Rasülü’nü örnek alarak öncülük yapalım.

 

 

Bugünden itibaren her camide imamlarımız, bir senelik ders programlarını yapsınlar ve caminin kapısına assınlar. 

 

Özel veya kamuya ait salonlarda her hafta bir konuşmacı davet ederek şehrin insanlarını aydınlatmak için şimdi bu aydan itibaren salonu tutsunlar.

 

 

İlla Cumartesi diye diretmeyin.

 

Haftanın herhangi bir günü de olabilir ama 52 hafta yanı günde ve saatte olsun.

 

 

Müftüler, ehil olduğunu bildiğiniz hoca efendilerin diploması olsun olmasın, Diyanet’te görev alsın almasın istedikleri zaman kürsülerin emrinde olduğunu kendilerine bildiriniz.

 

Her konuşmada bir ayet ve bir hadis anlatılsa ve bu ayetle hadis evlerde, dükkanlarda, işyerlerinde konuşulsa, beş senede şehrin çehresi daha aydınlık olur ve aydınlığını güneşi, ayı ve yıldızları yaratan Allah ve onun Rasülünden aldıkları için diğer şehirlere göre suç oranı azaldığı gibi

 

 

şehrin evlerinde, sokaklarında, meydanlarında, çarşılarında, dairelerinde kardeşlik ve dostluk havaları 24/365 gün esecektir.

 

 

Mahmut Toptaş/ Milli Gazete

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE