Halit Bekiroğlu: İmam Hatip modeli, İslam dünyası için çözüm

“İmam Hatip modelinin, İslam dünyasındaki mezhep, meşrep kavgalarına da engel olacağını, İmam Hatipli gençlerin aşırılıklardan, yozlaşmalardan, bozulmalardan uzak bir gençlik olarak yetişeceğini ve İslam dünyasında yaşanan problemler açısından önemli

23-02-2017 14:16

Haberler » İMAM HATİP


“İmam Hatip modelinin, İslam dünyasındaki mezhep, meşrep kavgalarına da engel olacağını, İmam Hatipli gençlerin aşırılıklardan, yozlaşmalardan, bozulmalardan uzak bir gençlik olarak yetişeceğini ve İslam dünyasında yaşanan problemler açısından önemli bir çözüm noktası olacağını düşünüyoruz.”
 
İmam Hatip Lisesi’nin üzerinden silindir gibi geçen 28 Şubat’ın yaraları yeni yeni sarılırken, katsayı probleminin giderilmesi, 8 yıl kesintisiz eğitimin kaldırılması ile birlikte İmam Hatiplere olan talep arttı. Aslında böyle bir talep var mıydı? Yoksa bir gaza gelme mi söz konusuydu?
 
Neden insanlar İmam Hatip Lisesi’ni tercih ediyordu? Yeni açılan İmam Hatip Liseleri’nin nitelikleri ne durumdaydı? Hazır gençler TEOG sınavına girmiş, kendileri için okul arayışındalar, İmam Hatipli olmanın ne demek olduğunu öğrensinler istedim. ÖNDER’in yeni Genel Başkan’ı Halit Bekiroğlu ile İmam Hatip camiasını, çoğalan İmam Hatiplerin niteliklerini, ÖNDER’in gençlere vermek istediği İmam Hatip ruhunun ne olduğunu ve bu ruhu kazandırmak için neler yaptıklarını konuştuk.
 
ÖNDER, hangi amaç için kuruldu?
ÖNDER, 1958 yılında kuruldu. İstanbul İmam Hatip Lisesi mezunlarının kurduğu bir dernek. Amacı itibari ile İstanbul İmam Hatip mezunlarını bir araya getiren, mezunlar üzerinden yeni öğrencilere yardımcı olmaya çalışan bir dernek. Zaman içerisinde İmam Hatiplerin sayısı arttıkça, yeni mezun dernekleri oluşmaya başladı. ÖNDER, bir çatı kuruluşu haline geldi. Türkiye’de şu anda 374 mezun derneği ve 40’ı aşkın spor kulübü var. Bütün bu mezun derneklerimizi ve kulüplerimizi kuşatacak şekilde faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Öğrencilerimizle hem okulda hem okul dışında ilgilenmeye çalışıyoruz.
 
Direkt öğrencilerle değil de mezun dernekleri aracılığı ile mi öğrencilerle ilgileniyorsunuz?
Bizzat bizim ilgilendiğimiz öğrenciler de var. Mesela, Kefken’de 11.’ sini gerçekleştirdiğimiz, geleneksel hale gelen “Kardeşim Dedim” kamplarını düzenliyoruz. Bu kamplarda, İmam Hatipli ve lider kabiliyetli gençleri toplayıp, sportif, kültürel, sanatsal ve eğitsel faaliyetlerde bulunuyoruz. Bu gençler, bulundukları okullardaki diğer gençlere abilik, ablalık, rehberlik yapıyorlar.
Çalışmalarınızdan biraz söz edebilir misiniz? ÖNDER olarak gençlere yönelik neler yapıyorsunuz?
Birkaç başlık altında bunları özetleyebilirim. Birincisi, gençleri bilinçlendirmeye yönelik faaliyetler. Gençlerimiz okullarda meslek dersleri de dâhil, birçok ders görüyorlar. Biz gençlerimizin aldıkları o bilgilerin üzerine bilinç, şuur eklemeye çalışıyoruz. Bunu; kamplar, okuma grupları gibi kültürel, sanatsal etkinliklerle yapıyoruz. Okul dışında gençlere sunduğumuz etkinlikler, o genci daha bilinçli ve dinamik hale getiriyor. Gençlerin en çok ilgi duyabileceği alanlardan biri spordur. Gençlerin dinamik yönlerini hesaba katmazsanız, ders çalışma dışında o gencin bir başarısı olmuyor. Oysa biz her gencimizden akademik başarı beklemek zorunda değiliz.
 
İmam Hatiplinin farkı: Kitap, spor, sanat
 
Bir İmam Hatiplinin farkı ne olmalı?
Bir İmam Hatipli genç, üç şeyi mutlaka yapmalı. Birincisi, mutlaka kitap okuma alışkanlığı edinmeli. Dini kitap okumak zorunda değil, roman okusun, şiir okusun, hikâye okusun. Kitap okumayan İmam Hatipli genç düşünmek istemiyoruz. İkincisi, mutlaka bir sporla uğraşmalı. Eskiye nazaran daha fazla imkânlarımız var. Buna rağmen spor yapmıyorsak, bu bizim eksikliğimiz ve tembelliğimiz. Üçüncüsü İmam Hatipli bir genç, mutlaka bir sanat dalıyla uğraşmalı. Burada da denklemimiz şu; kitap okumak zihninizi geliştirecek, spor bedeninizi geliştirecek, sanat da ruhsal gelişiminize katkıda bulunacaktır.
 
Eskiden İmam Hatip ruhu diye bir şey vardı. Fakat şimdiki İmam Hatiplilerde bu ruhu göremiyoruz. Bunun sebebi nedir?
Biz tam da o İmam Hatip ruhunu yeniden kazandırmaya yönelik faaliyetler yapıyoruz. Bilinç dediğimiz şey, biraz da aksiyonla ilgilidir. Siz gence aksiyon kazandırmadığınız zaman, söylediklerinizin çok fazla karşılığı olmuyor. Bunun somut bir örneğini anlatmak istiyorum. Gençlik komisyonumuz, bayram öncesinde, Mısır’daki idam kararlarıyla ilgili bir çalışma başlattı. Aslında sadece İstanbul’da düşündükleri bir faaliyetti. Her ilden gençlerin ilgisi çok yoğun oldu. Buradan şunu görüyoruz, genç aksiyon istiyor, hareket istiyor. Dolayısıyla bilinç, ruh dediğimiz şey, sadece kitap okuyarak, kültürel-sanatsal faaliyetler yaparak olacak bir şey değil. Fiiliyatta da o gence, o heyecanına karşılık gelecek meşru ve makul çerçevede bir zemin sunmanız gerekiyor.
 
Cumhurbaşkanımız, İmam Hatip Liseleri’ni çok önemsedi ve her tarafa yeni İmam Hatipler açıldı. Nitelikleri de yükseltilebildi mi? Çocuklarımızı gönül rahatlığı ile gönderebilecek miyiz?
28 Şubatla birlikte ciddi bir kesinti oldu. Bu kesintiyi göz ardı ederek İmam Hatiplerle ilgili bir değerlendirme yapmak hem sağlıklı olmaz, hem de sosyolojik olarak doğru bir analiz olmaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın açılımı, İHL’lere çok fazla ilginin oluşmasına sebep oldu. Ama İHL’lere olan ilginin abartılı yansıtıldığını düşünüyorum. Bir nevi hak iadesi oldu. Bu şuna benzer; başörtüsü yasak olduğunda üniversitelerde hiç başörtülü görülmezken, serbest olduğunda bir anda çok fazla başörtülü gördük. İlk tepki olarak “Bunlar yoktu, nereden çıktı” denilebilir. Aslında bir haksızlık engellenmiş oldu ve insanlar asıllarına dönmüş oldular. İmam Hatipler de böyle oldu. Abartılı bir yoğunluk yok. Hatta oransal olarak baktığınızda, 28 Şubat’tan önce yüzde 10 olan İmam Hatipler, şimdi yüzde 11-12. Bir miktar üstünde. Biz bu rakamın daha da artmasını bekliyoruz. Çünkü din eğitimi bu ülke çocuklarının en temel ihtiyacıdır.
 
Niteliğine güvenemiyor insanlar…
 
Genel kurulumuzda, “Nitelikli yenilik” temasıyla bir çalıştay yaptık. Akademisyenler, ilgili mezun dernekleri ile birlikte müzakereler yapıldı. Nitelikle ilgili çalışma yapmamız gerektiğinin farkındayız. Ama bunu doğru okumamız lazım. O kadar yıl kesintiye uğramış bir vakıanın bir anda önü açıldığında, bunun getirdiği bazı olumsuzluklar oluyor. Nicel artışa paralel bir şekilde aynı oranda nitel artış olmuyor. Bunu geçici bir problem olarak görüyoruz ve bu problem hızla çözülüyor. Bunun yanı sıra niteliği ile ilgili olumsuz propaganda da yapılıyor. Bu okullar milletimizin okulları. Devlet herhangi bir okulu nasıl destekliyorsa, bütçe ayırıyorsa, İmam Hatiplerle ilgili de ayırması gerekiyor.
 
İmam Hatipler, sosyal rolü etkili olan okullardır. Fakat üniversite sınavlarında sosyal alan gittikçe daralıyor. Sözel birçok bölüm (hukuk, siyasal vb.), eşit ağırlıktan öğrenci alıyor. İmam Hatipler için bu sorun teşkil etmiyor mu?
ÖNDER, bunun için bir şeyler yapmayı düşünüyor mu?
Aslında çok önemli adımlar atıldı. Zannedersem bunlar çok fazla duyulmuyor. 30’un üzerinde proje İmam Hatip Okulu var. Artık birçok İmam Hatip Lisesi’nde hazırlık sınıfları var. YÖK, Hukuk ve benzeri bölümlerle ilgili de yeni bir düzenleme yaptı. Eşit ağırlıkta sayısalın etkisini azaltan bir formül üretildi. Ama dediğiniz nokta önemli. Gençlerimizi sadece sözel derslere ilgi duyan, sayısala ilgi duymayan tarzda yetiştirmek istemiyoruz. İdarecilerimiz de artık bunun farkında. Bir genç, mühendis olmak istiyorsa sayısalla ilgili sıkıntısı olmasın, sosyolog olmak istiyorsa sözelle ilgili sıkıntısı olmasın. Şu anda İHL’lerde gençlerimizin akademik anlamda da daha başarılı olmaları için her türlü imkânı sunmaya çalışıyoruz. Başarımız bu gün değil, bundan sonra görülmeye başlayacak inşallah.
 
Ne radikal, ne ılımlı bir model
 
ÖNDER’de genel başkan yardımcısıydınız, şimdi de genel başkan oldunuz. Sizin yeni projeleriniz neler?
Türkiye genelinde her ilçede bir mezun derneği kurma hedefimiz var, bu mezun dernekleri üzerinden bütün okullarımıza ulaşıp, fiziki, eğitsel vb. problemlerini el birliği ile çözmeye çalışıyoruz. İmam Hatip modelinin İslam dünyası için, ümmet için halihazırdaki en iyi model olduğunu düşünüyoruz. Bu modeli sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da yaygınlaştırma çabası içerisindeyiz. İslam dünyasında bugünlerde IŞİD ve benzeri gruplar, ya da İslam’ı ılımlaştırma altında özünden uzaklaştırmaya yönelik çabaların ortasında bir model. Ne ifrat, ne tefrit. Ne radikal, ne ılımlı bir model. İmam Hatip modelinin, İslam dünyasındaki mezhep, meşrep kavgalarına da engel olacağını, İmam Hatiplerden yetişen gençlerin aşırılıklardan, yozlaşmalardan, bozulmalardan uzak bir gençlik olarak yetişeceğini ve İslam dünyasında yaşanan problemler açısından önemli bir çözüm noktası olacağını düşünüyoruz. Yoğunlaşacağımız alanlardan biri de bu.
 
TEOG sınavı bitti ve gençler tercihlerini yapıyor. Ailelere söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Çocuklarını gönül rahatlığı ile İmam Hatip Liselerine gönderebilirler. Çünkü İmam Hatiplerin manevi ve ahlaki ortamı diğer okullara nazaran daha rahat bir ortam. Asla diğer okulları olumsuzlamak için söylemiyorum. O okullar da bizim okullarımız ve o çocuklar da bizim çocuklarımız. İkincisi, İmam Hatiplerin hızlı bir şekilde kalitesi yükseliyor. İmam Hatiplerde her türlü laboratuvar imkânı var. Yurtları, pansiyonları gayet iyi, proje okullarımızda seçkin öğretmenler eşliğinde ve idareciler eşliğinde eğitimler yapılıyor. İmam Hatiplerde dersler dışında da ciddi aktiviteler var. Sosyal, kültürel, sanatsal, sportif aktiviteler var. Öğrencilerimizi yurt dışına gönderiyoruz. TEOG’da başarı kazanmış öğrencilerimize burs veriyoruz. Bu konuda olumsuz propagandalardan, siyasi atmosfer ve çekişme dolayısı ile İmam Hatiplerle ilgili yıpratma teşebbüslerinden etkilenmeden, gönül rahatlığı ile çocuklarını göndersinler.
 
Söyleşi: Sevda Dursun
Etiketler : Halit - Bekiroğlu: - İmam - Hatip - modeli - - İslam - dünyası - için - çözüm - | Okunma Sayısı : 104
İlginizi çekebilecek diğer haberler
Akif CEMİL
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
HAVA DURUMU


NİĞDE