Hayrettin Karaman hoca ile…

Akif CEMİL

14-11-2017 11:31


Hayrettin Karaman Hocanın ismini imam hatip lisesinde duydum, kitaplarıyla o zaman tanıştım. Öğretmenimiz Mehmet Sezer hoca ile ilk zamanlar hoca üzerinden küçük tartışmamız da olmuştu. Rahmetli Ahmet Davudoğlu’nun, “Dini Tamir Davasında Din Tahripçileri” isimli kitabını okumuş, orada yazılanların etkisinde kalmış ayrıca, Hayrettin Hoca’nın Milli Görüş hareketine soğuk baktığına dair gelen bilgiler de bende bir eleştiri hakkı (?) doğurmuştu. Mehmet Sezer hocam uzun uzun bana Hayrettin Hoca ve arkadaşlarının mezhepsiz olmadığını, İslami geleneğe bağlı ancak tecdid taraftarı olduğunu, günümüz insanına günümüz mantığıyla dinimizin hakikatlerini aktarmak gerektiğini, hocanın da bunu yaptığını söylerdi. O sıralarda İslam’ın Işığında Günümüz Meseleleri adlı çıkan iki cildini didik didik etmiştik.

Lise 3’te iken, babam İstanbul’a bir vesileyle gideceği zaman da “sana ne hediye getireyim?” diye sorduğunda, hemen bir kitap ismi vermiştim: “Mukayeseli İslam Hukuku” Hayrettin Hoca’nın bir kitabıydı. Onu istememin nedeni de, yine meslek dersleri öğretmenimiz olan Mehmet Kılıç Hocamızla okul dışında yaptığımız haftalık sohbetlerde benim konumun, İslam Hukukunda Hadler olmasıydı. (Daha imam hatipte okurken, İslam Hukuku ile ilgili ağır bir mevzuyu seçmiştim. Biraz da ülkede uygulamayı düşündüğümüz İslam ahkâmını öğrenmeye bir hazırlık yapıyorduk anlaşılan.)

Aradan yıllar geçti, biz de değiştik, Hayrettin Hoca da. Bu süreçte kedisini defalarca dinleme ve bazı eserlerini okuma imkânı bulduk haliyle. Ve en son da geçen hafta, bir grup arkadaşla ziyaret ederek gece saat on ikiye kadar dinleme imkânı bulduk.

Öncelikle belirteyim; kanser tedavisi gören hocamız, Allah’a hamdolsun rahatsızlığını atlatmış. Kendisini çok sağlıklı ve dinç bulduk. Seksen üç yaşında olan hocamıza hayırlı, bereketli, sağlıklı bir ömür diliyoruz. Zihnini arı ve duru, İslam’ın ve Müslümanların derdiyle dertlenmiş olarak gördük. Üç saat boyunca ülkemizin din eğitimi, İslamlaşma, Ümmeti Muhammed’in hali üzere konuştuk.

Hayrettin Karaman Hoca, ülkemizin yetiştirdiği bir İslam âlimidir.

Böylesi bir âlimi, hayatta iken tanımalı, ona sahip çıkmalı, fikir ve eserlerinden yararlanmalıyız.

Kendisinin dini konulardaki tüm görüşlerine katılsak da katılmasak da onu takdir etmemiz, kıymetini bilmemiz gerekiyor.

Sade insanlarda olduğu gibi, âlim ve hocalarda da zaman zaman bazı farklı değerlendirmeler, hatalı yorum ve tutumlar gelişebilir. Bu yaşananlardan dolayı toptan reddetme, silip atma, karşısında olma, aleyhinde bulunma gibi hatalara düşülmemeli.

Bir âlim, yazar veya hocanın değerlendirilmesi sadece bazı görüşleri üzerinden olmamalı. Fikirlerinin, eserlerinin, talebelerinin ve hizmetlerinin bütünü göz önünde bulundurularak, insaf dairesinde bir sonuca ulaşılmalıdır. Hatasız kul olmaz. Âlimler de iyi niyetlerle bazı farklı yorumlarda bulunabilirler. İslam ümmeti için itikadi bir sapmaya yol açmadıktan sonra bunlara toptan cephe alınmamalıdır.

Hayrettin Hoca sadece kitaplarla dolu bir mekânda oturmakla kendini sınırlamamış, sosyal bir kişilik olarak da gençliğimizin/insanımızın yetişmesi için aktif bir hayat sürmüştür. Bu da diğer hocalarımıza örnek olacak bir uygulamadır. Çünkü âlim ve hocalarımızda gördüğümüz önemli bir eksiklik budur. Hayattan kopuk, sosyal hayatın dışında, sorunlara ilgisiz veya çözümsüz bir yaklaşım. Bu da toplumlar için büyük bir bahtsızlıktır.

Bu yaşında, yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen Müslümanlar için uğraşıp didinen, eserler hazırlayan, yazılar yazan, sohbetler veren, tebliğ ve irşad faaliyeti gören hocamıza Allah’tan hayırlı bir ömür diliyoruz.

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Dr. Mehmet SÜRMELİ
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE