İMANLA CİMRİLİK AYNI GÖNÜLDE BİR ARAYA GELEMEZLER

Dr. Mehmet SÜRMELİ

09-09-2017 19:18


Hz. Muhammed(s.), cömertliği ne kadar övmüş ve örnek olmuşsa, cimriliği de o denli yermiştir. “İmanla cimriliğin aynı kalpte bir araya gelemeyeceğini”[1] söylemiş ve gece dualarında; “Tembellikten, acizlikten, cimrilikten, ağır borç altında olmaktan Allah’a (c.) sığınmıştır.”[2] Bir uyarı mahiyetinde “cimrilerin cennete giremeyeceklerini”[3] vurgulamıştır. “Geçmiş toplumların helak olma sebeplerinden biri”[4]olarak anlatılan cimriliğe karşılık, cömertlik övülmüş ve cömertlere şu müjde verilmiştir: “Konuştuğu zaman kibar konuşan (fakirlere) yemek yediren ve insanlar uykudayken geceyi (ilmi çalışmalar ve ibadetle) değerlendiren kimseler için Yüce Allah, cennette şeffaf köşkler hazırlamıştır.”[5]

Dünya malına karşı aşırı hırs cimriliği getirir ve insan, elde ettikçe yenisini aramaya başlar. Bu psikolojik durumu Hz. Peygamber şöyle dile getirmiştir: “İnsanoğlunun iki vadi dolu malı olsa, üçüncüsünü ister…”[6] Böyle bir hırstan kurtulmanın yolu dünyaya nasıl bakılacağını bilmektir. Bundan dolayı Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de onlarca ayette dünyayı; yararlanılan bir meta[7], mal, mülk ve evlat edinilen[8], geçici özellikleri olan[9] bir eğlence yeri[10] olarak tanıtmıştır. Hz. Muhammed(s.) böyle bir dünya anlayışını kendi hayatında içselleştirmiş ve Abdullah b. Ömer’in şahsında diğer müminlere de şu cümlelerle açıklamıştır: “Ey Abdullah! Dünyada bir garip veya yolcu gibi yaşa.”[11]

Allah(c.), dünyaya değer verseydi veya“Sivrisineğin kanadı kadar bile önemi olsaydı hiçbir kâfire bir yudum su bile vermezdi.”[12]Buyuran Hz. Peygamber, Yüce Allah’ın cömertliğine de işaret etmiştir. Her Müslümanın, Allah’ın(c.) ahlakıyla ahlaklanıp cömert olması faziletli bir davranıştır. Bu davranışın bir karakter hâline dönüşmesi için “fakirlik” dâhil kavramlara Kur’an-ı Kerim ve sünnet merkezli anlamlar vermek gerekir. Eğer kişi fakirliği, tüketim eksikliğine bağlı “mükemmel olmamak” diye dünya sisteminin öğretmiş olduğu biçimde tanımlarsa; parayı, malı ve mülkü ilahlaştıran insanların tüketim lüksüne göre çevresine bakmaya alışır ve cömert olmaktan kaçınır. İnsanların dertleriyle dertlenmediği gibi en yakınlarına bile duyarsız kalır. Hâlbuki yakınların iktisadi problemlerine duyarlı olmak ilahi bir emirdir.[13] Eğer cimrilik ve buna bağlı olarak doğan sosyal hastalıklar bir sorunsa, bu sorunun çözümünde Kur’an-ı Kerim’in söyledikleri ve Hz. Peygamberin davranışları mutlaka hayatın merkezine alınmalıdır.

[1] Ahmed, Müsned, (Tah: Muhammed Şakir), Had No: 8460, XVI, 201.

[2] Nesai, İstiaze, 49, Had No: 7, VIII, 257.

[3] Ahmed, Müsned, (Tah: Muhammed Şakir) Had No: 32, I, 33.

[4] İbn Hamza, Esbab-ı Vurudi’l-Hadis, Had No: 852, II, 206.

[5] Ahmed, Müsned, (Tah: Muhammed Şakir) Had No: 6615, X, 111.

[6] Ahmed, Müsned, III, 122.

[7] Âl-i İmran 3/185.

[8] Hadid 57/20.

[9] Yunus 10/24.

[10] Enam 6/32.

[11] İbn Mace, 3, Had No: 4114, II, 1378.

[12] Tirmizi, 13, Zühd, 2320, IV, 560.

[13] Nur24/22

 

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Dr. Mehmet SÜRMELİ
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE