KANDİLLERİ KUTLAMAK BİDAT Mİ?

Ömer Erdoğdu

10-05-2017 06:27


"Her bidat ( dinden) sapmadır."  Sahih-i Müslim

Halk arasında hüsnü kabul gören , kandil gecelerini kutlamak bir manada ihya etmek adına bir takım proğramlar icra etmenin, üzerinde ileri geri , bilerek veya bilmeyerek bir takım sözler söylenmektedir.
İslam mefrukesi, zaman zaman, yöneticilerden, zaman zaman da toplum tarafından, yaşanması konusunda bir takım sıkıntılar yaşamıştır. Bazen yöneticiler, halkın islamdan ayrılması için tedbirler, yasaklar koymuşlar, hatta Allah demenin bile yasak olduğu dönemler görülmüştür.Bu baskıdan etkilenen toplum, dini kamaliyle yaşama imkanı bulamamışlar bir kosmını unutmuşlar, bir kısmını da yanlış uygulamışlar.
Özellikle son iki yüz yılda, dünyanın çeşitli yerlerinde bu uygulamalar görülmüştür. Balkanlar'da , Sovyet sınırları içinde kalan müslümanlar, (başka yerler de sayılabilir.)bu baskının tesiriyle dinden uzaklaşmamak için mücadele etmişler, denize düşen yılana sarılır misali, din kokusu olan her şeye faydalı olur, sevap kazanırım düşüncesiyle, dinde olan olmayan şeyleri yapmaya çalışmışlar.
Bir şekilde, hacca gelemiyen Balkan müslümanları,Edirne'ye kadar gelip, Selimiye camiine Kabe maketi yaparak hac günlerinde, bu maketi tavaf ederek, haremeyne, duydukları özlemi gidermeye çalışmışlardır , 
Anadolu'muzda da, Mevlana'yı veya ashabı kehfi ziyaret etmek, yarı hacı olmaktır, derlerdi, bu nedenle, hacca giderken ashabı kehfi ziyaret etmenin gereğine inanılırdı.
Bu ve benzeri anlayışlar, dinin asıl kaynaklardan öğrenmenin zor olduğu zamanlarda insanlarımızın düştüğü hatalardır .
Toplum ,zaman zaman, üzerinde yöneticilerin baskısı olmadan da dinden uzaklaşma eğilimleri göstermişlerdir. Bu eğilim,hulefai raşidin döneminden hemen sonra başlamıştır.çünki, Resulullah ın rahlei tedrisinden geçmiş, sahabeler ahirete irtihal etmiş, Yeni müslüman olmalar, yeni nesiller zuhur etmiş , bunların islamı sahabe gibi katıksız ve ihlaslı yaşamaları maalesef mümkün olmamış, dinden yavaş yavaş soğumalar görünmüş, 
Bu yozlaşmanın önüne geçmek isteyen kıymetli yöneticiler, tedbirler almaya başlamış ve yeni eğitim politikaları oluşturmuş lardır.
Mektep medreselerin açılması, camilere kürsülerin konulması, Cuma namazından önce vaaz ve nasihatler, camilerin güzelleştirilmesi, minarelerin yükseltilmesi, hatta tasavvuf ekolünün oluşması, hep bu yozlaşmanın önüne geçmek, insanların dini öğrenme yaşamalarına katkıda bulunmak için, zamanın yöneticileri tarafından uygulanan , dini koruma ve yaşatma adına uygulanan, estetik, ekonomik ve eğitim politikalarının yansımalarıdır .
İlk Mevlüt kandili, hicetten,300 yıl kadar sonra, fatımıler tarafından kutlanmaya başlanmış,hem de 40 gün kadar devam eden şenlikler yapmışlar , fakirler doyurulmuş, peyğamber sevgisi anlatılmış, gündem de efendimizin tabiri caizse, hatırasını yaşatmışlar, 
Daha pek çok faydayı havi kutlamalar tertip etmişlerdir.
Kutlu Doğum haftası olarak 30 yıldır kutladığımız hafta, laik bir ülkede, müslümanların 2. Sınıf gibi görüldüğü bir müslüman ülkede, aynen fatımıler gibi, unutulmaya yüz tutan din sevgisini insanlara yeniden vermek için resmileştirilen bir haftadan başka bir şey değildir. Faydası olmamışmı dır!
Meydanları ancak sanatçıların tamtam çalgılarına kendini kaptırmış, pirinç gibi seçilmiş , gençlerle dolan bir ülkede, kuran sesleriyle, atmosferi nurlanan ve Kuran'ın manevi hazzına kendini kaptıran genç ihtiyar kadın erkek lerle, meydanları doldurabilecek sesi ozamana kadar bastırılmış bir toplumun varlığı gün yüzüne çıkmıştır. Bu vesileyle, pek çok ihtiyaç sahibinin ihtiyacı giderilmiş , kutlu Doğum pilavları ikram edilmiş, güller dağıtılarak, islamın gül yüzü, inanan inanmayan herkese ulaştırılmış, ülkenin birleşme noktasının çimentosu, sağlamlaştırılmaya çalışılmış, insanların yüzü gülmüş ve mutlu olmuşlardır , ihtiyaç o kadar fazlaymış ki, bir hafta bile yetmedi kutlamalar bir ay boyunca devam eder hale gelmişti.daha sayamadığım veya bilmediğim bir çok güzellikler bu hafta nedeniyle icra edilmişti. Ne zararını gördünüz!?
Hicri kutlanan Mevlut kandiliyle bunun ne farkı var?! İkisi de bir devlet politikası değilmidir?!
İkisi de sonradan ihdas edilmiş değil midir?!
Ben kutlamadan söz ediyorum, içeriğinden değil, ve diyorum ki, Hicri takvime göre Mevlüt kandili ihdas etmekle, miladi takvime göre kutlu Doğum kutlamaları aynıdır, devlet politikasıdır , bidatle alakası yoktur.devletlerin müslüman halkına bir hediyesidir.
Garib bişey, diyanet işleri başkanlığı öncülük ettiğinden , her kesim diyaneti tebrik ediyordu.veya aleyhte hiç ses yoktu. Çünkü devlet erki destekliyordu. Rahmetli erbakanlar, özallar ve sayın erdoğanlar ve diğerleri.
Bu gün birisi bir taş atıyor, milletin hassas olduğu yerinden vuruyor.
Söyledikleri şey;Süleymaniye nin mihrabına konmak üzere gönderilen , içinde haç gizli taşa benzer, çok tehlikeli bir durum, 
Eğer, maksat peyğamberimin doğumunu kutlamak değilde, müslümanlara islamı anlatmak değil de birinin doğumunu kutlamak gibi menfur bir gaye ile masum müslümanlara enjekte edilmişse, edenlere, alet olanlara ,bir müslüman olarak kıyamette iki elim yakalarındadır. hakkımı helal etmiyorum, çünkü, bu konu da STK larla beraber çok çalıştım.
Böyle bir şenaeti( varsa) bilipte 30 yıldır susanlara yazıklar olsun! insan müsveddeleri !
Neden bu gün?! 30 yıldır neye beklediniz?!
Böyle bir şey yok ta zan ile veya iftira ile hareket ediyorsanız sizi Allah'a havale etmekten başka, diyeceğim yok.
Allah iyi niyetle yapılan hiç bir şeyi zayi etmez, bütün emeği ve yemeği geçenlere mevlamız, ecirlerini niyetleri ölçüsünde verecektir, inancım Burdur.
Miraç kandili kutlaması da , Hicret'ten 400 yıl kadar sonra ilk defa mescidi aksa da kutlanmaya başlamıştır.
Kadir gecesi için bütün ramazan ihya edilir. 
Kadir gecesi kuran da zamanı belirtilmeden açık bir şekilde , belirtilmesine rağmen efendimiz sas in hayatında özel bir kutlama söz konusu değildir.
Böyle mübarek geceleri, kandillerle halkına duyurmayı da bAşlatan ecdadımız osmanlıdır. 2. Selim zamanında insanların haberi olsun diye minarelere kandiller asılmış, çiftçisi , tüccarı, amiri memuru, genci ihtiyarı, dine biraz daha yönelsin diye. Mübarek geceler, olmuş kandil geceleri.
Sonuç olarak , mübarek gecelerin hepsi, Resulullah efendimiz zamanında, olan gecelerdir, hiç birisi dine sonradan sokulmuş geceler değildir. Miraç olayı,Resulullah sas den sonra gerçekleşmiştir , dememiz mümkün olabilir mi?!
Bu geceleri ihya etmek, ilk zamanından beri vardır. Aslında müslüman bütün gecelerini ihya eder her zaman hazırdır, HZ Ebubekir e ,
-yarın öleceksin deseler, ne yaparsın? Denince,
-Bu gün ne yapıyorsam onu. Diye cevap vermiş.
İşte bu hassasiyeti kaybeden müminlere, öze döndürmek için zamanla belli gün ve gecelerde kutlamalar yapılmış veya yaptırılmış, 
Bidat olan kutlama proğramlarıdır. O da yöneticilerin veya eşrafın, eğitim metodudur, böyle değerlendirirsek, bidat demek bile doğru değildir.
Yoksa hangi gece ve gündüz olursa olsun, ibadet ruhuna uygun, ihya etmek, ibadetle geçirmek, nafile ibadet meyanında olan işlerdir
Mevlamızdan, sevabı umulur
Bu vesile ile " biz kuranı mübarek bir gecede indirdik" ayetine konu olan Berat gecenizi tebrik eder , şahıslarımızın günahlarının affolmasına, alemi islamın huzuruna vesile olmasını dilerim.
Ya rabbi! İsmimiz, saıdler defterinde yazılı ise, lütfen ve keremen, oradan silme!
Ya rabbi, ismimiz, ilahi devletinin teröristleri arasında geçiyorsa , teslim oluyoruz , oradan lütfen ve keremen sil!
Amin amin amin
Ve sallallahü ala seyyidina Muhammed 
Vel hamdü lillahi rabbil alemin
10/5/2017

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE