KİM ALLAH(CC.) VE RESULÜNÜN KENDİSİNE SAVAŞ AÇMASINDAN KORKMAZ?

Dr. Mehmet SÜRMELİ

23-12-2019 20:54


Yeni bir toplum inşasında birçok hikmetleri gözeten Yüce Allah, ayetlerin tedriciliği sürecinde nihai değerlendirmesini Bakara suresinde yapmıştır. Faizli alışverişlerle ilgili şu ve benzeri ayetlerde olduğu gibi faiz yiyenler hakkında çok ağır ifadeler kullanmıştır: “الَّذِينَ يَأْكُلُونَ الرِّبَا لاَ يَقُومُونَ إِلاَّ كَمَا يَقُومُ الَّذِي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُواْ إِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبَا وَأَحَلَّ اللّهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبَا فَمَن جَاءهُ مَوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّهِ فَانتَهَىَ فَلَهُ مَا سَلَفَ وَأَمْرُهُ إِلَى اللّهِ وَمَنْ عَادَ فَأُوْلَئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ” “Faiz yiyenler (mezarlarından) şeytan çarpmış kimsenin kalktığı gibi kalkacaklardır. Bunun sebebi, ticaret de tıpkı faiz gibidir demeleridir. Oysa Allah ticareti helal, faizi haram kılmıştır. O hâlde her kim kendisine Rabbinden bir öğüt ulaşır da (faizcilikten) vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir. Onun (ahiretteki) durumu Allah’a kalmıştır. Fakat kim de yeniden (faizciliğe) dönerse, işte onlar cehennem halkıdır ve ebediyen orada kalacaklardır.”[1] Kur’an-ı Kerim’i tefekkür ve tedebbürle okuyan kişiler bilirler ki cehennemde ebedi olarak kalacak olanlar bütün türleriyle inkâr üzerine ölen kâfirler[2] ve bilerek bir Müslüman’ı öldüren kimselerdir.[3] Burada fıkhi ve kelami tartışmalara girmeden literal bir okumadan hareketle vardığımız bir sonucu paylaşıyoruz. Allah (c.c.), insan emeğine ve alın terine vermiş olduğu değerden dolayı faizli alışverişi de bu saydığımız günahlara adeta denk tutmuş ve yukarıdaki ayette bunu açıkça beyan etmiştir. Faiz yiyenlerin de cehennemde ebedi kalacaklarına Bakara Suresinin 275. Ayetinde vurgu yapmıştır. Şu ayette de faizle ticaret yapanlara Allah ve Resulünden savaş açıldığını bildirmiştir: “ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَذَرُواْ مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِين فَإِن لَّمْ تَفْعَلُواْ فَأْذَنُواْ بِحَرْبٍ مِّنَ اللّهِ وَرَسُولِهِ وَإِن تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُوسُ أَمْوَالِكُمْ لاَ تَظْلِمُونَ وَلاَ تُظْلَمُونَ” “Ey iman edenler! Eğer (Allah’a) gerçekten inanıyorsanız Allah’tan korkun da (geçmişten) kalan faiz alacaklarınızdan vazgeçin. Şayet bunu yapmayacak olursanız Allah’tan ve Peygamberinden (size bir) savaş açıldığını bilmiş olun. Fakat tövbe ederseniz ana mallarınız sizindir. Ne zulmedin ne de zulme uğrayın. ”[4] “فَأْذَنُواْ” kelimesinin başındaki hemzeyi ‘katı’ okuduğumuz zaman ayetin anlamı; “helal sayarak faizli muamele yapanlara savaş açılacağını bildirmek/ilan etmek” demektir. Bu çerçevede ibni Abbas’tan(ö: 68/687), şu rivayet gelmiştir: “Kim helal kabul ederek faiz alıp vermeye devam eder ve vaz geçmez ise, İmam/halife tarafından önce tevbe etmeye çağrılır; bu çağrıya rağmen faizli muameleleri terk etmezse boynu vurulur.”[5] İbni Abbas’a ait bu kanaat tabiinin en büyük temsilcilerinden olan ve birçok sahabi ile görüşen Hasan el-Basri tarafından şöyle ifade edilmiştir: “Faizli muameleden vaz geçmeyenleri eğer varsa imam/devlet başkanı önce tevbeye davet eder. Tevbe ederlerse silah çekilmez, şayet faiz alıp vermeye devam ederlerse savaş açılır.”[6] Aslında İbni Abbas’ın ve Hasan el-Basri’nin görüşleri faizli muamelenin ve emek sömürüsünün İslâm’da insanın can emniyetini ortadan kaldıran bir suç olduğunun beyanıdır. Olayı salt öldürme şeklinde yorumlamak doğru değildir. Buradaki vurgu insanların emeklerini çalmanın ve emeksiz kazanç sağlamanın toplumsal zararlarıyla alakalıdır. İnsanlık için çok büyük zararlar oluşturan ve insani düşünceleri yok eden faize karşı denk bir ceza verilerek zulüm ve sömürü önlenmek istenmiştir.

[1] Bakara 2/275.

[2] Bak: Maide 5/72; A’raf 7/40; Beyyine 98/6.

[3] Bak: Nisa 4/93.

[4] Bakara 2/278-279.

[5] Maturidi, Te’vilat, c. II, s.272.

[6] Basri, Hasan,Tefsir, c. I, s.110.

MEHMET SÜRMELİ

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Dr. Mehmet SÜRMELİ
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE