KUR'AN-I KERİM KISSALARINA MİZANSEN DEMEK ALLAH'A İFTİRA DEĞİL Mİ?

Dr. Mehmet SÜRMELİ

04-11-2017 15:00


Kur’an-ı Kerim, hayatın bütün yönlerini kuşatan ve insanın sorunlarını çözüme kavuşturan bir nazmı ilahidir. Hitap dilinde emir, nehiy, müjde, uyarı, kıssa anlatımı, meseller, mecazlar, deyimler, söz aktarımları vd. çokça yer alır. Kur’an’a yaklaşım usulünü bilmeyenler kendilerine göre farklı yaklaşımlar icat edebilirler veya Kitaba çelişki bile yükleyebilirler. Nitekim bunları iddia eden akademisyenleri de bu ülke görmüştür. Bütün bunlar metodoloji eksikliğindendir. Hem metodik anlamda hem de Kur’an’ın amacını anlamakta zorlanan müşrikler peygamber kıssalarını anlamakta, esprisini kavramakta zorlandıkları için, kıssalarla eski hikâye ve destanları birbirine karıştırmışlardır. Bu cehaletlerini örtmek için de kıssalara ayette beyan edildiği veçhile “eskilerin masalları” demişlerdir: “وَقَالُوا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلَى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا” “Yine onlar/müşrikler; “Bu Kur'an, eski milletlerin masallarıdır. Muhammed onu adamlarına kopya ettirmiştir ve bu kopyalar sabahları ve akşamları kendisine okunmaktadır.” dediler.”[1]Aynı çirkin iddiaları Medine müşrikleri ve münafıkları da ileri sürmüşler ve şöyle demişlerdir: “وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُنَا قَالُواْ قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَاء لَقُلْنَا مِثْلَ هَذَا إِنْ هَذَا إِلاَّ أَسَاطِيرُ الأوَّلِينَ ” “Onlara ayetlerimiz okununca «işittik, istesek biz de bunlar gibisini söyleyebiliriz, bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildirler» dediler.”[2] Kadim kâfirler nasıl ki vahyi anlamadıkları veya verili sistemle; çıkarlarıyla çatıştığı için “eskilerin masalları” dedilerse, modern dönemlerdeki kâfirlerde dünya sisteminin tek alternatifi olduğu için İslâm vahyine, “hikâye”, “Arap âdeti”, “masal” türünden aşağılayıcı adlar vermişlerdir. Hatta Batıdaki birçok üniversitede bu konularda dersler verilmekte ve “Kur’an’ın vahye dayanmadığı” hususunda şüpheler ortaya konulmaktadır. Bu sapkın bilgilerle beslenen ilim adamları(!) ülkemizde bu yanlışları bilimsellik adına toplumumuzla paylaşarak insanların inançlarını yok etme mücadelesi vermektedirler. Geçen yüzyılın başında Hindistan’da ortaya çıkan bazı kimseler Kur’an kıssalarının “mizansen” olduğunu iddia etmişlerdir. Başkasının eskilerini orijinallik diye dayatan ilahiyatçılar da aynı teraneleri tekrarlayarak kıssalara “mizansen” deme cüretini göstermişlerdir. Kur’an aleyhtarı söylemler dün nasıl ki Müslümanları rencide ettiyse bugünde rencide etmektedir. Bu söylem hakikatten uzak ve sübjektiftir. Ayrıca Allah’a yapılan bir iftiradır. Allah Teâlâ’nın maksadını anlatmak için mizansene; aslı olmadık vakaları varmış diye uydurmaya ihtiyacı yoktur. O bütün bu söylem ve iftiralardan münezzehtir. Burada dikkat çekmek istediğimiz husus, küfrün söyleminin evrenselliğidir. Dünkü iftiralarla bugünkü söylenenler veya söylettirilenler aynıdır. Hedefinde İslâm ve Müslümanlar vardır.

 

[1] Furkan 25/5

[2] Enfal 8/31

 

Mehmet Sürmeli

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Dr. Mehmet SÜRMELİ
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE