Müslümanın Müslüman Üzerindeki Bireysel Hakları

Akif CEMİL

31-10-2017 06:19


Son zamanlarda birbirine karşı acımasızca davranan Müslümanlara Efendimiz Aleyhisselam’ın hadislerinden hayat ölçüleri…

Allah Resûlü (sav) bütün mü'minleri sever, onlara şefkat ve merhametle yaklaşırdı.

Onun bu yaklaşımı dolayısıyla kısa zamanda İslamiyet, Arap Yarımadasında hızla yayılmıştır. Efendimiz (as); Müslümanların da birbirini sevip merhamet etmesini, şefkat gösterip tek bir vücut gibi davranmalarını isterdi.

Sevgide ölçü Allah içindir. Resûlullah (sav), birbirlerini Allah için sevenlerin, ahirette, herkesin, peygamber ve şehidlerin bile gıpta edeceği bir nur ve makam üzere olacağını, Allah’ın gölgesinden başka gölgenin olmadığı o günde gölgelendireceğini müjdeler.

Ancak sevgi de ölçülü olmalıdır. İnsanları sevmenin ötesinde fazla yüceltmeyi, Peygamber Efendimiz doğru bulmazdı. Müminlerin de birbirlerini aşırı derecede övmelerini, tezkiye etmelerini, güzel gördüğü amellerine bakarak kefil olmalarını hoş karşılamazdı. “Bir kimse kardeşini illâ övecekse bari: ‘Falancayı (böyle) zannederim, Allah kâfidir, (onun hesabını tutucu, yaptıklarını bilicidir) Ben Allah’a karşı kimseyi tezkiye etmem (çünkü Allah benden daha iyi bilir). Eğer ondan (bir fazilet) biliyorsa, ‘falanca şöyle şöyledir’ desin.”

Müslümanların birbirine lanet okumaz. “Mü'min; ne ta’n edici, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü ne de hayâsızdır.”

Bir kimsenin aleyhine konuşan birini duyduğu zaman Efendimiz (as), uyarır, ancak ismini zikretmez, genel bir üslupla konuşurdu. “İnsanlara ne oluyor da şöyle şöyle söylüyorlar?”

...

Müslüman bir kimsenin, bir başkasını fısk ve küfürle itham etmekten kaçınması gerektiğini ifade ederdi. Birbiriyle kavga eden, sataşan, söven kimselerden ilk hamle yapanın sorumlu olduğunu belirtmiştir.

Başkasının kişilik ve haysiyetine hakaret eden kimselerin en büyük haksızlığı yaptığını belirten Resûlullah (sav), ahirette, onların iyiliklerinin alınacağını ve müflis olacaklarını, yerin yedi kat dibine kadar gasbettiği malların boynuna dolanacağını bildir.

Allah Resûlü (sav); Müslümanın, kendisi gibi düşünen, davranan insanlarla arkadaşlık, dostluk kurmasını isterdi. Arkadaş seçimine dikkat etmesini, onun yaşayışının, dinini etkileyeceğini hatırlatırdı.

Müslümanın namusunun çiğnendiği, şahsiyetine sataşıldığı bir durumda, Müslüman kardeşi onun yardımına koşmalıdır. “Haksız yere müslümanın namus ve şahsiyetine sataşmak, günahların en büyüğüdür.”

Müslüman, din kardeşinin ihtiyacını görmede aracı, yardımcı olmalıdır. Bu anlamda devreye girerek birinin ihtiyacının giderilmesinde katkısı olan da ecir alır. Bu amaçla gerektiğinde birlikte gayret ederler.

Müslüman, kardeşine fikir ve tecrübeleriyle yol gösterir. “Kardeşiniz birinizden bir şey soracak olursa, ona mutlaka yol gösterin.”

Müslüman, din kardeşinin işlerinde ona kolaylık sağlar.

Onun kusur ve ayıbını örter. “Bir kul dünyada bir kulun ayıbını örterse, Allah kıyamet günü onu mutlaka örter.”

 

Yapmacık değil samimi davranır.

 

Onu yüzüstü bırakmaz.

 

Ona asla yalan söylemez.

 

Onun aynası gibidir. Eğer onda bir rahatsızlık görürse bertaraf etmeye çalışır.

 

Mü’min, mü’min için parçaları kenetlenmiş bir bina gibidir.

 

Hastalandığında ziyaret eder.

 

Öldüğünde cenazesinde bulunur.

 

Davet ettiğinde davetine icabet eder.

 

Karşılaştığında ona selam verir.

 

Aksırdığında “Yerhamukallah” der.

 

Yanında da olsa, uzakta da olsa iyiliğini ister.

 

Hiçbir kimse, kardeşinin yaptığı veya kendisinin yapacağı iyiliği küçük görmez.

 

Kardeşine yapacak bir iyiliği olmayan en azından ona tebessüm eder.

 

Hakkında kötü zan beslemez.

 

Affedici olur.

 

İnsanların bir kısmına bir türlü, diğer bir kısmına başka türlü konuşmaz.

 

Gerektiğinde nasihat eder.

 

Onlara karşı samimi ve dürüst olur.

 

Kendisine bir sosyal veya dini mesele sorduğunda, istişare ettiğinde doğru cevap verir, yanıltıcı olmaz.

 

Kardeşinin güvenini boşa çıkararak, ona ihanet etmez.

 

Öğretir, kolaylaştırır, zorlaştırmaz.

 

Kardeşini hor görmez, kusurundan dolayı küçük görmez, dedikodusunu yapmaz.

 

Borç verir.

 

Yolunu kaybedene yol gösterir.

 

Görmeyene yardımcı olur.

 

Onun dedikodusunu yapmaz.

 

Hoş olmayacak şekilde taklidini yapmaz.

 

İftira atmaz, kötü insanlara karşı korur.

 

Vefasızlık yapmaz. Efendimiz (as), kamu hizmeti gören yöneticilerin bu konuda daha dikkatli olmasını isterdi.

 

Kardeşine küfretmez, onunla çarpışmaz.

 

Ona sövmez, onunla çarpışmaz.

 

Onun malını gasbetmez. Misvak ağacından bir çubuk bile olsa, Müslüman kardeşinin hakkını gasbeden ahirette karşılığını cehennem olarak görür.

 

Kıskançlık ve hased etmez. Ancak; Allah’ın kendisine verdiği ilim ve hikmeti insanlara öğreten ile yine Allah’ın kendisine verdiği malı, Hak yolunda harcayan kişi için imrenme olabilir.

 

Ona zarar vermez ve düşmanlık beslemez. “Kim bir müslümana zarar verirse Allah da ona zarar verir. Kim de tartışmaya, husûmete (düşmanlığa) girerse, Allah da onunla husumete girer.”

 

Kardeşinin gizli konuşmalarını dinlemez.

 

Kardeşine karşı şamata, kuru gürültü yapmaz.

 

Kardeşinin başına gelen bir felaketten dolayı sevinmez. Eğer böyle yaparsa, Allah ondan o belayı alır, sevinen kişiye verir.

 

Kardeşine karşı kibirlenmez, büyüklenmez. Bilir ki böyle yapanlar, kıyamette küçük olarak haşrolacak, cehennemin “Bulas” adlı zindanına atılacak, üzerine alevler saçılacak, cehennem ehlinin irinlerinden içirilecektir.

 

Atalarından dolayı kimseye karşı böbürlenmez.

 

Haklı da haksız da olsa kardeşiyle tartışmaya girmez. Böylece cennetteki köşkü kazanmış olur. Bilir ve inanır ki, arkadaşını bir konuda kınayan kişi, aynı duruma düşmeden ruhunu teslim etmez.

 

Hakaret etmez, onunla çarpışmaz.

 

Onun sırrını asla ortaya çıkarmaz.

 

Kardeşine karşı ırz veya başka bir sebeple hiçbir hakkı ile ahirete göçmemelidir. Aksi takdirde, altın ve gümüşün yarar sağlamayacağı ahiret gününde, kendi iyilikleri alınır.

 

Rabbim bu vasıflara sahip kullardan eylesin cümlemizi…

 

http://milatgazetesi.com/muslumanin-musluman-uzerindeki-bireysel-haklari-makale,122634.htm

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Dr. Mehmet SÜRMELİ
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE