MÜSLÜMANLAR ÇOCUK EĞİTİMİNDE KUR'AN-I KERİM VE SÜNNETE DÖNMELİDİRLER

Dr. Mehmet SÜRMELİ

26-12-2019 06:04


Kur’an-ı Kerim’de ve sünnette çocuk terbiyesi ile alakalı müstakil başlıklar yoktur. Hayatın akışına göre nazil olan bir kitaptan böyle bir şey beklemek de Kur’an’ın ruhuna aykırıdır.

Fakat Kur’an’da çocukluklarından bahsedilen peygamberler vardır. Yüce Allah çocuk eğitim ve terbiyesiyle ilgili buyruklarını onlar üzerinden insanlığa bildirmiştir. Buyruklar evrensel kuralları muhtevi olduğu için zaman ve mekânla mukayyet değildir.

Kur’an’daki çocuk eğitimi ile söylenenler yerine getirilecek olursa kâmil insan yetiştirme eylemi de başlamış olur. Özellikle de Lokman Suresindeki çocuk eğitimi ile indirilen ayetler üzerinde durulmaya, yeni sonuçlar çıkarmaya ve pedagojik programlar yapmaya çok müsaittir. Önemli olan bu ayetlerden ve peygamber kıssalarından çıkan sonuçları müfredatlara yansıtabilmektir.

Böyle olması gerekirken halkı Müslüman toplumların genelinde seküler bir hayat tarzı tercih dildiğinden dolayı Kur’an-ı Kerim’in bu eşsiz ve zengin bilgileri adeta kitaba mumyalanmıştır. İşler hâlde değildir.

Müslümanlara ait özel öğretim kurumlarında dahi İslâm’ın çocuk eğitimi ve tavsiye ettiği model maalesef karşılık bulmamıştır. Onlarda çocuklarının tüketimden alacakları yüksek paya ve konfora odaklanıp bu anlayışa göre bir eğitimi tercih etmişlerdir.

Meriyetteki kapitalist model devam ederken ve tüketime endeksli çocuklar imal edilirken Müslümanlar arada bir Kur’an ve bazı dini içerikli derslerin cazibesiz bir şekildeki nakliyle doyuma ulaşmaktadırlar. Eğitimin sonunda çocuklar kendi kimliklerini bulamıyor; dünya vatandaşı adı altında liberalizme uşak oluyorlarsa böyle bir eğitimin Müslümanca bir kafayla sorgulanması gerekir ama bu kafa henüz gözükmüyor.[1]

   

Kanaatimize göre bu konudaki vahiy merkezli çalışmalar hâlâ yeterli değildir. Zaten Kur’an ayetlerinin tefsirleri hakkında kimse son sözü söyleyememiştir.

Burada şu tespiti yapabiliriz; Kur’an çocuk eğitimini eş seçimiyle beraber başlatmıştır. Müslümanlara “Müşriklerle evlenmeyiniz”[2] emrini vererek, Müslüman olmayan ebeveynlerin çocuklar üzerindeki velayetlerinin nakıs olacağına dikkat çekmiştir. Anne-baba kendi dinine göre çocuk yetiştireceği için, ebeveynlerin Müslüman olmama durumlarında çocuğun fıtratını bozacaklarına vurgu yapmıştır. Annenin doğurganlık hâlini “verimli toprağa” benzeten Kur’an, fıtrata uygun çocuk yetiştirmeye müsait olmayan; sadece doğurganlık özelliği taşıyan annelerin, ideal anne olamayacaklarına kinayeli bir şekilde atıfta bulunmuştur.

Kur’an’ın yaşanmış tefsiri olan Peygamber Efendimiz, hem evlilikteki tercihleri hem de çocuk yetiştiren kâmil bir baba olarak ümmetine örnek olmuştur. O, bütün hadislerinde ve uygulamalarında “din ve ahlak” olgusunun evlilikte tercih edilmesi gereken mutlak unsur oluşuna defalarca dikkat çekmiştir. Dünyanın erkek ve kız olmak üzere güzel çocuklarını ve torunlarını yetiştirmiştir. Hayatını iyi inceleyenler bilirler ki bize çocuk sevgisini o öğretmiştir. Biz, çocukların psikolojilerini bozmayacak isim koymayı, doğduktan sonra çocuğu ezan ve tevhitle tanıştırmayı, onlara ikram etmeyi, şerefli insan muamelesi yapmayı, yavruları üzmemeyi, dengeli beslenip yediklerinin ve içtiklerinin helal olmasını sağlamayı, eğitim ve öğretimlerini ihmal etmemeyi, hayat devam ettikçe onlarla iletişimi en üst seviyede tutmayı Peygamber Efendimiz’den öğrendik.

 

[1] Yeri gelmişken şu hususun açıklığa kavuşması gerekir. Ülkemizde yıllardır İskandinav ülkeleri, Batı Avrupa modelleri eğitimde örnek verilerek milletimiz ve değerleri küçük görülür.

Eğitim sistemine bütüncül bakmak gerekir. Model olarak sunulan yerlerde ahlak tükenmiş; ırkçılık zirve yapmış, intiharlar artmış, aile mefhumu boşanmalarla yıkılmış, zina suç olmaktan çıkmış, uyuşturucuyu devlet dağıtır hâle gelmiş ve tek ideal konfor olmuş ise bu modellerin insanlığa verecekleri bir şey yoktur. Meseleye biraz da buradan bakmak gerekmez mi?

 

[2]     Bk. Bakara 2 / 221.

 

Mehmet Sürmeli

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Dr. Mehmet SÜRMELİ
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE