Online Eğitime Giden Dünyada Ahiretlik Nasihatler

İktibas

17-04-2017 14:30


Pedagoji, yani çocuk eğitimi ve androgojinin, yani yetişkin eğitiminin yeni teknolojilerde birlikte iç içe geçmeye başladığını görüyoruz.  FATİH Projesiyle gündemimize oturan online ya da uzaktan eğitimin de yakından, yani yüz yüze eğitimde olduğu gibi birçok sıkıntısı vardır. Örneğin online eğitimde öğrencilerini görememek bir öğretmen için öğrencinin o an özellikle neye ihtiyacı olduğunu anlayamamasına sebebiyet verir. Yüz yüze eğitimin nimetleri saymakla bitmez, ama insanlar online film izleme, online alışveriş ve en önemlisi online eğitime başladıysa bireye sadece dünyalık değil ahretlik bilgi, ilim ve irfan vermeliyiz diyen düşünce sahiplerinin işi gerçekten hem zor hem kolay.

 Eğitimi de insanı da iyileştiren, kaliteli bir hale getiren teknoloji değildir. Teknoloji sadece bir vasıtadır ve eğitim teknolojilerini vasıta değil amaç yapan orada boğulur. Japonya'da e-öğrenmenin beklentinin altında olduğu söyleniyordu, fakat şuan ne yaptılar bununla ilgili elimizde sağlam veriler yok. ‘Plato’ gibi ABD menşeli ‘her öğrenciye bir öğretmen’ sloganıyla bilgisayar merkezli eğitim sistemi üzerine çalışmalar yapan online merkezlerin neler getirip neler götürdüğüne dair sonuçlarda elimizde yok.

  Portekiz’deki Fatih projesi benzeri Macellan Projesinin ise başarısız olduğunu biliyoruz.

Sadede ve sonuca gelecek olursak; mesele diploma değilse öğrenmek, bilgiye ulaşmak, bir konuda uzmanlaşmak artık her yerde mümkün. Bilimsel bilgiyi üretmek bunun dışında.

Fakat okul bilgiyi değil, bilgiye ulaşacak yolları öğretmeli tezinin de eskidiği, yeni tezlerin öne sürüldüğü bir dönemdeyiz. O da tasarlayan, sanatsal ve bilimsel alanda yeni fikirler ortaya koyan bireyler yetiştirecek bir eğitim sisteminin daha önemli olduğu.

E-Öğrenme ya da mobil öğrenme (m-learning)  öğrenmeyi hızlandırsa da artık günümüz dünyasında başarının anahtar kavramı sadece bilgiye sahip olmak değil, yeni bir şeyler meydana getirmek, ecnebice tabirle kreatif olabilmektir. İşte ağlarda oluşan bu toplu zeka milyonlarca insanın düşündüğü devasa bir ders halkası, dijital mektebe dönüşmüş durumdadır.

Artık matematik problemlerini çözmedeki başarıyı hayatında karşılaştığı problemleri çözmede (içinde bulunduğu toplumda, şirkette, teşkilatta, grupta, takımda) gösteremeyenlerin başarısız olacağı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Ve en önemlisi eski fikirleri yeni bir üslupla sunamayanların kaybetmeye mahkum olduğu acımasız bir dünyaya teslim oluyoruz. Öncelikle öğrencilere soru çözme değil, sorun çözme becerisi kazandırmak artık okulların ve hükümetlerin en önem verdiği konulardan birisidir.

Tüm resmi ve özel okullar ile ailelerin dikkatini çekmek isterim. Milli Eğitim Bakanlığının dikkatini çekmeme gerek yok. Bürokratların liyakat ölçüsünde olduğunu söyleyebilir miyiz? Fatih projesinde aksaklık bitmiş midir? Harcanan finansın eğitime katkı oranı ne kadardır? Karşı görüşler göz önüne alınmakta mıdır? Çıkarlarına zarar verilenlerin oyunları var mıdır? İsrail hükümetinin verdiği burs konusunda nasıl düşünmekteyiz? Müfredatlar kimlerin isteğine göre belirlenir? … Buna rağmen online eğitime giderken biz ahireti hatırlayalım.

O zaman ne yapacağız?

Kabul ettirmek Allah’ın işi biz tebliğ ile memuruz.

Kaynak: Milli Şuur Dergisi / İbrahim Demirkan (Eğitimci)

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
HAVA DURUMU


NİĞDE