Referandum ve Üslup

Akif CEMİL

28-02-2017 06:00


Referandum ateşi yükselmeye başladı. Alevler sağda solda hissedilir oldu. Kimileri bu ateşi öylesine körüklemekte ki adeta kendi hanesine bulaştırmakta, kendine zarar vermeye vardırmakta.

Ülkemiz için önemli bir seçenek karşımızda. Manevra kabiliyeti hızlı, kaosu en aza indirgeyen, seçilmişlerin daha etkin olduğu, çift başlılığın ortadan kaldırıldığı, kurumsal anlamda yenilenmenin önünün açılacağı bu süreçten evet oylarının önde olacağı kesin. Bu oranın %55'in altında kalması bir zafiyet ve muhasebe gerektirir. Bunun üstündeki her bir rakam ise milletimizin meseleyi ne ölçüde anlayıp kabul ettiğiyle alakalıdır. Cumhurbaşkanımızın ve gelecek cumhurbaşkanlarının daha güçlü olması, sonrasında her hangi bir riskle karşılaşmaması için önemlidir. Bu sebeple tüm basiret sahiplerinin önümüzdeki süreci sağlıklı, sağduyulu ve özverili çalışmalarla götürmesi gerekmektedir. Tercihini hayırdan yana kullanacakların kaybedeceği pek bir şey yok. Zaten umutları yok. Sadece milletin kafasını karıştırarak, evet cenahının hatalarını büyüterek oranlarını artırma peşindeler. Oysa evet diyenlerin çok iyi bir çalışma yürütmesi gerekir. Bazı hatırlatmalar:

  • Evet-hayır meselesi ülkemiz için ne kadar önemli ise de bir itikad meselesi değildir. Bu yüzden hayır diyenleri dinî kavramlarla suçlamak, değerlendirmek kesinlikle yanlıştır.
  • Aynı ölçüde bir başka yanlışlık da dinî bazı referanslarla evet demenin önemini, hayır demenin yanlışlığını ispat çabasıdır. Bundan şiddetle kaçınılmalıdır.
  • En çok sorulan sorular veya oluşturulan algı ile ilgili açık, net, anlaşılır cevaplar verilmeli.
  • Evet demenin gerekliliğini, neler getireceğini ana hatlarıyla açık ve net bir şekilde öğrenmek gerekiyor.
  • Gençler ve hanımlar insanlarla birebir görüşmeler yapmak suretiyle çalışmalar yürütmelidirler.
  • Mesele Ak Parti veya Recep Tayyip Erdoğan merkezinde sürdürülmemelidirler. Özellikle ortada olan veya karşıt insanlar açısından…
  • Gerek ekonomik zorluk yaşayan gerekse fetö mücadelesi dolayısıyla yakınları şu veya bu sebeple etkilenmiş insanların yakınlarına özel bir dil geliştirilmelidir.
  • Stk'lar, kanaat önderleri, mahalli ve ulusal yazarlar yedi haftalık planlarını yapsınlar.

Şevki Yılmaz Hoca'dan İstirham

Şevki Yılmaz hocamızı severiz. Ama onu sevmemiz yanlışına sessiz kalmamızı gerektirmez. Zamanında verdiği konferans, sohbet ve çalışmalarla güzel işlere imza attı, emek harcadı. Ancak bir üslup sorunu hep yaşandı. Eskiden kıssacıların/vaizlerin cemaati etkilemek için kullandığı, aşırı abartı, duygusal konuşma, zayıf görüşlerden hareketle çıkarılan kuvvetli/keskin sonuçlar, dehşet, korku ve sevinç uyandıracak mesajları etkili bir ses tonuyla sunma özelliği, modern anlamda Şevki Yılmaz'da görülmektedir.  Bu ayrı bir mevzu.

Kıymetli hocam, geçen hafta bir televizyon programında sarf ettiğiniz şu sözü nasıl açıklayacaksınız? “16 Nisan'ın zaferle çıkacağına dair Hadis-i Şerif var. 'Hayır' diyerek Allah'a verdiğiniz hizmetleri boşa çıkarıyorsunuz. Boşuna uğraşmayın”

Allah aşkına önce halktan özür dileyin açık ve net bir şekilde, sonra da tevbe ve istiğfar edin. Yapacağınız te'vil bu sözü kurtarmaz.

Sizi seviyoruz hocam ama bu dini ve peygamberi daha çok seviyoruz. Dua ile…

Bugün 28 Şubat

Devletin bazı makamlarında bulunan, millete ve onun inancına yabancılaşmış satılmışların, sureti haktan görünen münafık ve sahtekârların kalkışma yaptıkları bir gündür. Asla bu günü, olanları, olayları, şahısları unutmamalı, genç nesle aktarmalıyız.

Hainlerin payına düşen zillet ve perişanlıktır.

Ne diyelim, Allah müstahakkınızı versin!

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Dr. Mehmet SÜRMELİ
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE